kitaptan kısa bir bölüm...
...sabahın sesleri doluyordu odaya . dışardan pişmiş ekmek kokusu geliyordu . kuşlar pencere kenarlarında bekleşiyor , kış güneşi perdenin aralığından sızıp yatağın üzerine seriliyordu . evcilleştirilmiş iki vahşi , kışkırtıcı iki gövde ; ebegümeci , acıçiğdemler ve akşamsafaları serpiştirilmiş yeşil çimenlerin üzerinde , sadece doğanın sesiyle tatmin olarak uzanmış yatıyordu .
şöyle böyle edebi cümleler hayatın içine dağılmışsa da önemi yoktu . önemli olan şey nurperi'nin yanındaydı .
tam istediği gibi bir erkek yatağında sigara içiyordu . sigaranın pis dumanını , tütün kokusunu oldum olası sevmezdi . evinde küllük türü nesneler bulunmazdı . dumana itiraz edemedi , alışmaya çalıştı . sokularak sarılan , sevecenlikle okşayan binbir , onun güzelliğini bütün duygularıyla algılıyor gibiydi .
kara kömür akkora dönüşüyor , parıldıyordu odanın içinde . nurperi gözlerini yumdu , savunmasız ruhunu özgür bıraktı , bacak arasından perili köşk'üne , ta içine girmeyi çok önemseyen öteki adamları unutmaya çalışarak karanlığın içinde uzak diyarlara gitti .


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder